Ve bir köprü solunda
İnatçı nankör bir hasret koynunda
Tüm vuslatlara rağmen derin bir özlem
Derin bir kuyu gibi, Yunus'un balığı gibi
Sinem, ey sinem!
Nedir alacağın benden?
Nedir bu kör bıçağı bileğime nikahlayışın
Her gün, her şafak her seher her akşam yeniden
Yeniden yazıyorum yeniden
Seni her gördüğümde uyanıyorum gündüzümden
Kahrolası bir yosun dolanıyor boynumaİnatçı nankör bir hasret koynunda
Tüm vuslatlara rağmen derin bir özlem
Derin bir kuyu gibi, Yunus'un balığı gibi
Sinem, ey sinem!
Nedir alacağın benden?
Nedir bu kör bıçağı bileğime nikahlayışın
Her gün, her şafak her seher her akşam yeniden
Yeniden yazıyorum yeniden
Seni her gördüğümde uyanıyorum gündüzümden
Yüz görümlüğü bir küme yıldız akıyor kanıma
Yankılanıyor muhayyilemde çapkın bir çivi
Güreş tutuyor ömrümle çürürken.
Yitirmek, yitirmek bir ilkindi vaktini dehlizlerinde
Tekamülünü yutkunmak
Ve arsınmak küslüklere
Göğsünde bir damar yakalamak
Seni susmak yok mu herkese her şeye
Kahpe bir kurşunla kucaklaşır gibi
Yutkunmak seni
Ve tutmak eteklerinden
Hayasızca konuşmak seni
Yıkmaktır köprüleri yutmak dağları
Karaya vurmaktır, merdiveni kuytuların
Mut'a nikahına tav olmak
Ve doğmak yeniden
Yeniden
Bir dağ gibi.
