Cinsiyetim Nereye?




 

Ekonomik buhranlarımızdan başka alanda pek pas vermediğimiz TÜİK raporlarına göre Türkiye’de 2022 yılında 574 bin 358 evlilik yapılmış ve aynı yıl 180 bin 954 boşanma gerçekleştirilmiş. Ancak biliyor musunuz; bu veriler ne sosyologların romantik partner-eş-evlilik temalı çalışmalarına ne de psikologların psikiyatristlerin işe yaramayan reçetelerinden fırsat bulduğu anda kendisine koşarak gelen danışanlarının terapilerinde kullanacağı tekniklerin teorik kaynaklarına tatmin edici bir veri sunamamaktadır. Şaşırdık mı; asla!

Meselem ne TÜİK verisiyle ne de bu tür istatistiklerle ilgilenen kurumların neden gerçekleri daha kalifiye düzeyde yansıtan donelere mesafesiyle. Fakat bunlara satır aralarında atıfta bulunmadan kafamda yanıp sönen ışıltıları mümkün mertebe apaçık bir şekilde ortaya koymam mümkün değil. Aksi takdirde ben de ufacıktan da olsa eleştirel yaklaştığım bu istatistiklere dair kişisel yorumumda dahi kayda değer bir yorumla gelemem size.

Prof. Dr. Nevzat Kaya’nın Kürk Mantolu Madonna üzerine analizlerini dinlemek açıkçası bu yazının da çıkış noktası oldu ama ben o videoyu zannediyorum ki 14 ay evvel izledim. O yüzden aradaki kendi düşünsel serüvenimin payını yadsıyarak tüm krediyi oraya aktaramam.

Adı henüz net konmamış gibi gözüken bir gerçek var karşımızda: insanlık tarihinde kadın duygusal evrimini erkekten çok daha önde sürdürüyor. Peki ya bu linear olduğunu kabullene geldiğimiz yarışta bu tablo nelere mal oldu ve olacak?

Açıkçası bunu oturup dünya mı güneşin etrafında dönüyor güneş mi dünyanın etrafında diyerek Kopernik devriminin içini sızım sızım sızlatacak bir arkadaş ortamıyla Feyyaz Yiğit'e ara sıra atıfta bulunarak tartışmam da bir alternatifti elbette. Ancak -90 IQ ile işi olanların bu bloğa girdiği anda geri dönüp gitmesi gerektiğini her yazımda hatırlatmayı düşünüyorum bundan sonra. No İlkkan please!

Suyu bulanacak ki durulsun haliyle konuyu dağıtmadan asıl konuya geçmem için biraz bekleyeceğiz. Şimdilik bir önceki paragrafı ana fikir olarak alıp üzerine biraz düşünme fırsatımız olduktan sonra derdimi dökmeyi planlıyorum. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.